301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
06 Ekim 2019 - Pazar 16:04 Bu yazı 82 kez okundu
 
İdeolojilerin popüler kültüre etkisi
Hatice SUNER
 
 

 

Popüler kültürün toplumlar üzerindeki baskısını bilmeyenimiz yoktur sanırım. En kısa tanımıyla popüler olan her şeyin tüketilmesi anlamına gelen bu tek tip kültür anlayışı en küçük yerleşim biriminden en büyüğüne kadar her yerde yaygınlığını sürdürüyor. Küçük, kırsal, ücra, köşelerin -biz bunlara kısaca teknolojinin el atmadığı, küreselleşmenin yaşanmadığı yerleşim alanları da diyebiliriz- dışında evrensel dünyadaki herkes popüler kültürün tozunu yutmuştur.

Bugün çoğumuz Marvel filmlerini, Nat Geo belgesellerini ya da Netflix dizilerini tüketiyoruz. Bunda hiçbir sakınca da yok. Hepsi birbirinden kaliteli yapımlarla karşımıza çıkıyor. Ancak sadece izlemekle kalmıyor kelimenin tam anlamıyla tüketiyoruz. Tişörtler, okul çantaları, defterler özellikle de en fazla eğitimin başladığı ve John Locke’un da dediği gibi beyin henüz boş bir levha iken tüketiyoruz.

Buraya kadar hiçbir sorun ve sıkıntı yok. Her şey çok güzel işliyor. Eğleniyor, kafamızı dağıtıyoruz. Buradan sonrasını ideolojiyi de içerisine katarak anlatacağım…

Ayşe henüz daha 18 yaşında bir üniversite öğrencisi. Bambaşka bir şehirde, hiç tanımadığı insanların arasında, tanıdıklarından uzak yepyeni bir yaşama adapte olmanın mücadelesini veriyor. Yalnızlıktan korkan ve kendisini bir grubun içerisine dâhil etmek isteyen Ayşe, üniversiteli olmanın ona verdiği özgürlük hissiyle kapitalizm karşıtı komünist bir toplumun parçası haline geliyor. Amerikan emperyalizmini ve kültürel yozlaşmayı hedef alan söylemlerle etrafa naralar atan Ayşe, en yakın mağazadan kendisine bir Che Guevara tişörtü, bardağı alıyor. Giydiği o tişörtle sokakta gezerken ya da o bardaktan su içerken kendisini ait olduğu konumda hisseden Ayşe aslında para ve sermaye kelimelerinin ideolojik açıdan hayat bulmuş olan karşılığını oluşturan kapitalizmin bir kurbanı haline gelmiş oluyor. Aynılaşmanın mücadelesini veren Ayşe sonuç olarak aynı tişörtü giyen topluluğun içerisinde kaybolup gidiyor.

Bu örnekten yola çıkarak isimlere takılmadan ve hiçbir ideolojiyi eleştirmeden sadece popüler kültürle arasındaki bağı irdeleyecek olursak etkiyi fark etmemiz çok da zaman almayacaktır.

Popüler kültürün toplumlar üzerindeki etkisine verilebilecek bir örnek de Hollywood özentisi Asyalı kadınlardır. Bildiğiniz üzere Asyalı kadınları diğer kadınlardan ayrıcalıklı kılan özellikleri gözlerindeki çekikliktir. Ancak Hollywood filmlerindeki batılı kadınlara özenen Asyalı kadınlar yüksek maliyetli operasyonlar geçirerek gözlerini film yıldızlarına benzetmeyi amaçlamaktadır. Sayısı yadsınamayacak kadar fazla olan bu düşüncede Asyalı kadın olduğunu varsayarsanız bir toplumun bırakın gelenek ve göreneklerini genetik özelliklerini bile popülizme kurban ettiğini görebilirsiniz.

Sonuç olarak toparlayacak olursak bugün televizyonda izlediğimiz yerli-yabancı dizi ve filmlerde, reklamlarda, okuduğumuz kitaplarda, dolabımızdaki yiyeceklerde hep bir ideolojik unsur söz konusudur. Tüketilen ürün ya da eser ne kadar fazla olursa bu unsurların yayımı da o derece artış gösterir. Bir başka toplumun popüler olmuş olan özelliklerini almak aslında o toplumun savunduğu görüşlere de maruz kalmak anlamı taşır. Elbette kültür sağlam temellere oturmuş ve kolayca sarsılamayacak bir olgudur. Ancak özellikle küçük yaştaki yoğun maruz kalmalar her türlü sorunun habercisi olabilir.

Başka kültürleri tüketmek ve popüler olanı tatmak tabii ki de günümüz dünyasının gereçlerindendir ve bu farklılığa erişemeyen insan geri kalmış bir insandır. Ancak popüler olanı tüketirken farkında bir tüketici olmak da büyük bir ayrıcalık yaratacaktır.

 

Daha bilinçli ve farkında bir tüketici olmanız dileğiyle.

 

 
Etiketler: İdeolojilerin, popüler, kültüre, etkisi,
Yorumlar
Haber Yazılımı