301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
25 Şubat 2019 - Pazartesi 10:15 Bu yazı 1755 kez okundu
 
Milliyetçiliğe Erişmek
Halil Büyükayhan
 
 

Banal Milliyetçilik, Michael Billing’in 1995 yılında aynı isimli kitabında ortaya attığı bir terimdir. Peki, bu terimde Billing’in anlatmak istedikleri nelerdir? Ya da Billing bizi ne kadar iyi tanıyor? Milliyetçilik, son zamanlarda epey bir artış gösteren popüler bir ideoloji olmuş durumda. Gerek ekonomik krizler gerek verilen şehitler gerekse dış ilişkilerdeki sorunlar her durumda Milliyetçilik nidalarıyla karşı karşıya kalmaktayız. Bir zamanlar sadece bir kesimin ağzında olan bu terim son zamanlarda hepimizin ağzında pelesenk olmuş durumda ki bunda hiçbir sakınca da yok. Ancak asıl mesele Milliyetçiliği yaşam tarzı haline getirmemiz değil, onu doğru bir şekilde anlayıp kavrayabilmemiz. Milliyetçilik kavramı altı kırmızı ince bir çizgiyle çizilebilecek kadar hassas bir kavram olmakla beraber herkesi bir anda ayağa kaldırabilecek gücü ve kudreti de içerisinde barındırabilmektedir. Ancak, herkes üzerinde derin etkiler yaratabilecek olan bu kavramın kullanım biçimleri de yöntemleri de gün geçtikçe değişmekte ve zihinlere kazılımı da evrimleşmektedir. Öyledir ki bir zamanlar Kurtuluş Savaşı’ndaki cephelerde milleti içerisinde bulunduğu olumsuz koşullara karşı ayaklandırmak için kullanılan bu terim şu an yüzünü farklı kanallar aracılığıyla daha alttan ve farkında olmadan göstermektedir. Buna gelişen nesil, teknoloji ya da içerisinde bulunduğumuz yeni dünya düzeni sebebiyet gösteriyor diyebiliriz. Bunun karşılığında da Banal Milliyetçilik, yani Milliyetçiliği bilinçaltına işleyerek vermek terimi ortaya atılmıştır. Okullardaki törenlerle ya da sokakta gördüğümüz afişlerle zihnimize işlenen Milliyetçiliği ne kadar iyi tanıyor ve yorumluyoruz? Bundan yıllar önce Almanya’ya göç eden vatandaşlarımızı ele alalım. Kendilerine ve çocuklarına çifte vatandaşlık şansı çıktığı zamanlarda “Hayır ben Milliyetçiyim sadece Türkiye’yi seçiyorum” mantığı ile hareket edip Alman vatandaşlığını reddedenler midir gerçek milliyetçiler, yoksa “Evet, ben Türklüğümü hiçbir yerde inkâr etmiyorum ama burada bir Türk lobisi oluşturmak için Alman vatandaşlığını da kabul ediyorum” diyenler midir? Eğer o günlerde Almanya’daki bütün gurbetçilerimiz ikinci seçeneği seçseydi ve Almanya’da hatırı sayılır bir Türk lobisi oluşturulabilseydi orada alınan siyasi kararlarda etkinliğimiz daha da artacak ve hatta bir zamanlar kapısında sabahladığımız Avrupa Birliği’ne girmemiz için ilk destekçimiz Almanya olacaktı. Ama biz bunu yapmadık. Peki, biz ne yaptık? Her zaman yaptığımız şeyi… Duygularımızla hareket ettik. Peki, şu an içerisinde yaşadığımız toplum ve şartlar farklı olsa bile bu zihniyet hala devam ediyor mu? Evet. İşte burada Milliyetçiliğin ne olduğu ve vatanını seven insanların duygusal formları bir kenara bırakarak “İçerisinde yaşadığım topluma ne katabilirim” mantığı ve içgüdüsüyle hareket etme gerekliliği doğuyor. Bunu etkili bir şekilde kullanabildiğimiz zaman, Milliyetçiliği faşistlikle yahut ırkçılıkla karıştırmadığımız zaman gerçek Milliyetçiliğe erişmiş olacağız.

Halil Büyükayhan

 
Etiketler: Milliyetçiliğe, Erişmek,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı