301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
27 Mart 2020 - Cuma 15:13 Bu yazı 136 kez okundu
 
Özlenen zamanlar
Miraç Uzundal
 
 

Evet, yavaş yavaş “oynatmaya az kaldı doktorum nerde” moduna girmeye başlıyoruz. Kısıtlanan hayatlar, kişisel karantina günleri, alınan tedbirler, bana ya da sevdiklerime bir şey olur mu korkusu derken psikolojiler giderek değişiyor. Tabi bu durum, olayın ciddiyetini kavrayan, sorumluluk sahibi olan, uyarıları dikkate alan insanlarımız için geçerli. Diğer kesimi tenzih ediyorum ki zaten onlar pandeminin bile ciddiyetini kavrayamayarak ruh sağlıklarının bozuk olduğunu en baştan bizlere gösterdiler zaten.

 

Geriye kalanları ise bir süre daha zor günler bekliyor gibi. Bu çapta ki bir salgının hemen bitip gitmesini hiç birimiz beklemiyorduk zaten. Ancak tedbirli olmamızı gerektiren zaman aralığı da biraz uzayacak gibi görünüyor. Taşıyıcı olanlar sağ olsun…

 

Tabi bizlerde sağ olalım, iyi olalım. En azından bunun yollarını arayalım. Bardağa dolu tarafından bakmaya çabalarsak bu süreci kendimizi keşfetme, hayatımızı gözden geçirme dönemi olarak da kullanabiliriz aslında. Çünkü kaybetme korkusu kendimize dürüst olmamızı sağlayan en önemli etmenlerden bir tanesi.

 

Mesela rutin diye hayıflandığımız hayatımızın aslında çoğunun isteğimiz üzerine oluşturulmuş, düzene binmiş bir döngü olduğunun farkına vardık. O günlerini özlemeyen ya da kıymetini anlamamış olan yoktur sanırım. Kendi adıma konuşursam, ben sıkıcı dediğim günleri çok özlüyorum şu sıralar.

 

O, bir arabaya doluşup nereye gidileceğine karar verilemeyen toplanma anları… Varış noktasının kimse için fark etmemesi kararsızlıktan değil de bir arada olup özgürce dolaşabildikten sonra gerçekten de nerede olunacağının fark etmemesindenmiş mesela. Sonradan anladık. Sevgimizi göstermekten erindiğimiz ya da karşı taraftan gördüğümüzde boğulduğumuzu, bıktığımızı sandığımız zamanlarda yerini sarılmayı, dokunmayı, bir arada olmayı özlediğimiz, hayal ettiğimiz anlara bıraktı. Belki de gerçekten sarılınca geçiyordu bazı şeyler…

 

Güneşin, rüzgârın tadını tereddütsüzce çıkartabilmek, baharı karşılayabilmek, bütün gökyüzünü ciğerimize çekiyormuşçasına huzurla derin nefesler alabilmek. Önceden hayalini bile kurmaya tenezzül etmeyeceğimiz gayet basit ve normal saydığımız şeylerdi. Kaybettiğimizde anladık ki aslında sağlıklı ve özgür olduğumuz her an, yaptığımız her eylem bize bahşedilen birer lütufmuş. 

 

Bütün bunlar bitip geride kaldığında hayata başka bir açıdan bakabileceğiz sanırım. Tabi bu günleri de ders aldığımızı iddia ettiğimiz diğer kötü günler gibi bir çırpıda unutmazsak. Olumlama yapmayı elden bırakmadan, bazı şeyleri yeniden gözden geçirip, belki farklı yönlerimizi keşfedip yeni hobiler edinip, fiziksel ve ruhsal olarak kendimizi korumayı başararak atlatabilirsek bu günleri, kim bilir belki covid-19 bize kişiler temizlik kurallarını öğretmek dışında başka bir şeylerde katmış olur.

 
Etiketler: Özlenen, zamanlar,
Yorumlar
Haber Yazılımı