301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
22 Şubat 2020 - Cumartesi 22:47 Bu yazı 110 kez okundu
 
Sonsuz oldular
Hatice SUNER
 
 

İnsan yaratılışının ana unsuru hisler. Acı çekiyoruz, mutlu oluyoruz, anbean değişen ruh hallerine sahibiz çünkü böyle yaratıldık. Daha çok duygularımızla hareket ettiğimiz için bu şekilde belki de… Olaylara duygusal açılardan bakıyoruz. 

 

Ve bu hislerin yoğunluğunu belirleyen ise zaman... Yaşadığımız iyi ya da kötü olayı, o an 'en büyük' (acı, kızgınlık, mutluluk…) hislerimizi doruklarda yaşarken, zamanla bu durumun normal olduğunu düşünebiliriz. Hatta bazen anlamını o kadar kaybeder ki, aklımıza bile gelmeyebilir.

 

Hiçbir durum ve durumun karşısında yaşanan hisler birbirinin aynısı değil bana göre. Mesela acı, evet tek isimde toplanan bir durum ama tesiri her zaman aynı mı, tabii ki hayır. Aynı durum mutluluk için de geçerli ama sevincin ve mutluluğun ömrü acıya göre daha kısa oluyor. Yine de değişmeyen bir kural var zaman her şeyin ilacı…

 

Ne yaşanırsa yaşansın bir şekilde bitiyor. Zaman işte bu yüzden ana unsur. 16 sene önce bu günlerde ağıt yaktıran, kalp burkan ve nefes almamı zorlaştıran şeyler yaşadım. Küçük bir hata kimin yaptığının önemi olmayan küçücük bir hata yüzünden canımdan can gitti. Hatırlıyorum ruhumun acı çektiğini, kimsesizliğin ve şubat ayının soğukluğunun iliklerimde olduğunu hatırlıyorum. Evet, kalabalıkken, çokken bir anda kimsesiz kalmak ağır geliyor insana. Bana da ağır gelmişti. Taşıyamayacağımı, altında kalacağımı ve nefes alamayacağımı düşündüm uzun zaman. Acımı saklama çabasında bulundum fakat başarmak mümkün değil. Böylesine büyük bir acı içinde oldukça, beynimdeki kimsesizlik düşüncesini silmediğim sürece saklanmam, kaçmam veya acımı yok etmem imkânız oluyormuş.  Çünkü en uçta, en zirvede yaşıyorsun bu duyguları. 

 

Sonra zaman alıyor eline seni ve bırakıyorsun yorgunlukla kendini ona. İlerlemeye başlıyor. Tik taklar hızla akıyor.  Ruhumdaki acı, bitti mi? Tabii ki hayır, ama güç katıyor zaman insana bitirmese de hafifletiyor acını. Daha az kimsesiz hissediyorsun geçen zamanla. Ama acı tamamen bitmiyor sızısı kalıyor ruhunun bir kenarında. 

 

Bir de anılar var, onlar ölümsüz diyorum. Aklım yerinde olduğu sürece düşünüp, güzel şeyleri hatırlayarak gülümseyebiliyorum. 'İyi ki onlar vardı, ne güzel bir gündü veya ne kadar mutlu olduğumuz zamandı' diyebiliyorum. Güzel anılarım var geçmişte onlarla ve çok şükür hala hatırlayabiliyorum. Unutulmaz sesler var hala kulağımda ya da unutulmaz kokular… Evet, çok özlediğim doğru.  Zamanın yine bir oyunu bu işte zamanla acı azalırken başka bir his büyüyerek pekişiyor sızınla, onun adı da özlem. 

 

İşte insan yaratılışını böyle kabul etmek için yaşamak ve öğrenmek gerek. Başa gelmediği sürece her şeyden habersiz yaşıyoruz. 17 sene önce bazı kişilerin ve bazı durumların sonsuz,  ölümsüz olduğunu düşünürdüm ben mesela. Ölümler, kazalar veya birçok durumun benim veya etrafımda olmayacağını düşünürdüm hep. Her çocuk gibi. Babamın ölümsüz olduğunu düşünürdüm hep benimle olacağını, hep beni koruyacağını, her zaman evimin üzerinde çatı olarak yaşayacağını ve annemin ismi gibi gül kokusunun sonsuz olacağını, saçlarımı öreceğini  ve koruyanım kollayanım olacağını sırtımdaki hırka olacağını... Öyle olmuyormuş öğrendim, 16 sene önce yaşatarak öğretti hayat bunu, hepimize yaptığı gibi. 

 

Bedenen sonsuz olmasalar da ruhumda güzellikleriyle, yaşattıkları ve bana sundukları harikulade anılarla, mutlu çocukluk yıllarımla ve sevgileriyle benim için sonsuz kaldılar. Düşününce elimde kalan yaşadığım o sevgi dolu güzel çocukluğum, tüm olumsuzluklar içinde beni mutlu kılıyor. Ama yine de o masum insancıl istek hep içimde, 'keşke anne ve babalar ölümsüz olsaydı' diye. 

 

İçinizdeki sevginin ve güzel anılarınızın sonsuz olması dileklerimle. Hoşça kalın.

 
Etiketler: Sonsuz, oldular,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Mart 2020
Evde hayat var…
70 Okunma.
14 Mart 2020
Corona mı, fırsatçılar mı daha zararlı?
91 Okunma.
07 Mart 2020
Tek kelime çok anlam “KADIN!”
125 Okunma.
29 Şubat 2020
Kadınlar Günü nasıl ortaya çıktı?
105 Okunma.
15 Şubat 2020
Sevgi tebessümde saklıdır
87 Okunma.
08 Şubat 2020
GEÇMİŞ BİTMİŞ OLSUN
121 Okunma.
30 Ocak 2020
İnsanlık depremle yıkılmamalı
137 Okunma.
25 Ocak 2020
Yeni mekanlar, yeni tatlar…
161 Okunma.
18 Ocak 2020
‘Anne lezzeti’ deyince…
133 Okunma.
11 Ocak 2020
Peki, sen hangi hayvan olmak isterdin?
142 Okunma.
04 Ocak 2020
Kemal Sunal'ın tiyatrodan sinemaya geçişi
171 Okunma.
28 Aralık 2019
Şans hep kapıda
174 Okunma.
21 Aralık 2019
ON DOKUZ SEKİZ…
248 Okunma.
14 Aralık 2019
KADIN GÜÇLÜDÜR
226 Okunma.
07 Aralık 2019
AŞKLA YAPILAN SANAT…
210 Okunma.
30 Kasım 2019
Antalya’nın lezzeti
230 Okunma.
23 Kasım 2019
Öğretmenler Günü
299 Okunma.
16 Kasım 2019
Ve hayal gücü sevgiyle birleşir
423 Okunma.
09 Kasım 2019
KÖTÜ KALPLİLİK
628 Okunma.
02 Kasım 2019
HAYAL ET…
585 Okunma.
26 Ekim 2019
Sabah, öğlen aç karna YÖREX
420 Okunma.
19 Ekim 2019
Yaz bitti
478 Okunma.
13 Ekim 2019
Başkanlık seçiminde sosyal medya etkisi: Obama örneği
413 Okunma.
06 Ekim 2019
İdeolojilerin popüler kültüre etkisi
408 Okunma.
28 Eylül 2019
Güzel insanlar tanıdım
415 Okunma.
22 Eylül 2019
İşini aşkla yapmak…
464 Okunma.
14 Eylül 2019
Ali Abim
563 Okunma.
07 Eylül 2019
HOŞ BULDUM…
881 Okunma.
Haber Yazılımı